İletişimde Savunmaya Geçtiğimizde Neler Oluyor? Bir toplantıda bir meslektaşınız işinizle ilgili bir eleştiri getirdiğinde ne olur? Çoğumuz farkında olmadan kollarımızı kavuşturur, sesi yükselir ya da karşı saldırıya geçeriz. "Ben mi? Hayır hayır, asıl problem senin şu yaptığın..." İşte bu an. Savunmaya geçtiğimiz an. Ve bu sıradan gibi görünen tepki, aslında organizasyonları çökerten, stratejik kararları felç eden ve öğrenmeyi imkansız kılan bir döngünün başlangıcı olabilir. Beyin Alarm Veriyor: Saldırı Altındayız! Savunmacılık aslında gayet mantıklı bir şeyle başlıyor. Binlerce yıldır hayatta kalmamızı sağlayan bir mekanizma devreye giriyor: beynimizin tehlike sensörü olan amigdala. Eleştiri geldiğinde beyin şöyle düşünmüyor: "Hmm, ilginç bir geri bildirim, analiz edeyim." Hayır. Beyin diyor ki: "TEHLİKE! TEHLİKE! TEHLİKE!" Ve sonra? Kortizol fışkırıyor, kalp hızlanıyor, vücut savaşa ya da kaçmaya hazırlanıyor. Evet, bir PowerPoint sunumundaki ...
Yazar,METU-TRT-Speaker-Journalist-TV-Radio Reporter-Social Media Expert-Musician-Diksiyon ve Sunum Eğitmeni- İletişim Uzmanı