Beynimiz Neden Bazen "Duymuyor"?
Hiç şöyle bir durum yaşadınız mı: Eşinizle tartışıyorsunuz ve o tam da haklı olduğu bir konuyu dile getiriyor, ama siz sanki kulak tıkacı takmış gibi o sözleri duymuyor, sadece kendi argümanlarınıza odaklanıyorsunuz. Ya da arkadaşınız size çok mantıklı bir öneri veriyor ama siz "Hayır, bu benim işime yaramaz" deyip geçiyorsunuz. İşte bu, beynimizin kendi filtre sisteminin işi.
Beyinimizin Savunma Mekanizması
Düşünün bir dakika: Şu anda etrafınızda ne kadar ses var? Klimanın uğultusu, dışarıdan gelen araba sesleri, telefonunuzun bildirimleri, belki de komşunuzun televizyonu... Ama bunların çoğunu fark etmiyorsunuz bile. Çünkü beynimiz sürekli bir "editör" gibi çalışıyor - önemli olanı seçip, gereksiz gördüklerini arka plana atıyor.
Bu sistem normalde çok işimize yarar. Mesela arkadaşlarınızla gürültülü bir kafede oturuyorsunuz. Etrafta onlarca insan konuşuyor ama siz sadece masanızdaki sohbete odaklanabiliyorsunuz. Bu harika bir yetenek! Ama aynı sistem bazen bize oyun oynuyor.
Günlük Hayattan Tanıdık Örnekler
Anne-Baba Klasiği: Anneniz size "Odanı topla, çöpleri çıkar, bulaşıkları yıka" diyor. Siz ise sadece "Odanı topla" kısmını duyup diğerlerini görmezden geliyorsunuz. Sonra anneniz kızınca "Ama ben sadece odamı toplayacağımı sandım!" diyorsunuz. Bu seçici algının en masum hali.
Sosyal Medya Tuzağı: Facebook'ta sadece kendi düşüncelerinizi destekleyen paylaşımları beğeniyorsunuz. Algoritma da bunu fark ediyor ve size benzer içerikler gösteriyor. Sonunda sanki tüm dünya sizinle aynı fikirde gibi geliyor. Karşıt görüşleri gördüğünüzde ise "Bu kesin yanlış bilgi" diye geçiyorsunuz.
İş Yerinde: Patronunuz toplantıda hem övgüler hem de eleştiriler dile getiriyor. Siz sadece eleştirileri duyup, övgüleri kaçırıyorsunuz. Eve giderken "Patron benden hiç memnun değil" diye düşünüyorsunuz.
Neden Böyle Yapıyoruz?
Beynimiz aslında bizi korumaya çalışıyor. Tüm bilgileri eşit şekilde işlemek çok yorucu olurdu. Bir de var ya, bazen gerçekten duymak istemediklerimizi "süzüyoruz". İnsan doğası işte.
Örneğin, sigara içen biri, sigaranın zararları hakkındaki haberleri hep "abartıyorlar" diye değerlendirirken, "100 yaşına kadar sigara içen adam" haberlerini ise çok dikkate alır. Bu tamamen normal bir savunma mekanizması ama tabii ki sağlıklı değil.
Peki Ne Yapabiliriz?
Bu durumu tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil ama farkında olmak çok işe yarar. Özellikle önemli konuşmalarda şunu sormaya çalışın kendinize: "Acaba kaçırdığım bir şey var mı? Karşımdaki kişi başka ne demeye çalışıyor olabilir?"
Mesela tartıştığınız kişi "Sen hiç beni dinlemiyorsun!" dediğinde, otomatik olarak savunmaya geçmek yerine bir durup "Gerçekten dinlemiyor muydum? Ne kaçırmış olabilirim?" diye düşünmek fark yaratabilir.
En sonunda, iletişimde sorun sadece konuşanın değil, dinleyenin de sorumluluğunda. Bazen en büyük engel teknolojik gürültü değil, kendi zihnimizin içindeki gürültü oluyor.
Yorumlar
Yorum Gönder