Ana içeriğe atla



 Merhaba bugün sizlerle paylaşacağım konu; İletişim modelleri... "Aman ya, ne sıkıcı bir konu" demeyin. Çünkü aslında her gün yaşadığımız şeyler bunlar. Mesela şimdi ben burada konuşuyorum, siz dinliyorsunuz. İşte bu bile bir iletişim modeli!

Gelin önce Berlo'nun SMCR modelinden başlayalım. SMCR ne demek? Source-Message-Channel-Receiver. Yani Kaynak-Mesaj-Kanal-Alıcı. Kulağa teknik geliyor ama aslında çok basit.

Şöyle düşünün: Siz bir arkadaşınıza WhatsApp'tan "Bu akşam sinemaya gidelim mi?" yazıyorsunuz. Burada siz kaynaksınız, "sinemaya gidelim" mesajınız, WhatsApp kanalınız, arkadaşınız da alıcı. Basit değil mi?

Ama Berlo der ki, "Dur bakalım, o kadar basit değil bu iş." Çünkü her bir parçanın kendi dinamikleri var. Mesela siz bu mesajı gönderirken, geçmiş deneyimlerinizden etkileniyorsunuz. Belki geçen sefer arkadaşınız gelememişti, bu sefer biraz çekinerek yazıyorsunuz. İşte bu sizin "iletişim beceriniz" ve "tutumunuz."

Ve tabii bir de kültür meselesi var. Bunu çok güzel bir örnekle açıklayayım: McDonald's reklamlarını hatırlıyor musunuz? Türkiye'de McDonald's reklamları genelde aile, beraber yemek yeme üzerine kurulu. Ama Amerika'da aynı marka daha çok hız, pratiklik üzerine vurgu yapıyor. Neden? Çünkü kültürümüz farklı.

Bizde yemek sosyalleşme demek, oturup konuşmak demek. Amerikalı için yemek daha çok yakıt almak gibi - hızlı ve verimli olsun yeter. İşte Berlo'nun dediği bu: Aynı mesaj, farklı kültürlerde farklı kodlanıyor ve farklı şekilde alınıyor.

Tabii Berlo'nun modelinin de eksikleri var. En büyük sorunu şu: Tek yönlü düşünüyor. Sanki sen konuşuyorsun, karşındaki sadece dinliyor. Ama gerçek hayatta öyle mi?

Mesela şimdi ben burada konuşuyorum ama aklımda sürekli siz varsınız. "Acaba anladılar mı? Sıkıldılar mı? Örnekler yeterli mi?" diye düşünüyorum. Yani aslında sizden geri bildirim almasam da, zihnimde bir diyalog var.

Bu yüzden yüz yüze konuşmalarda Berlo modeli yetersiz kalıyor. Ama tek yönlü iletişimde, mesela bir televizyon reklamında, gayet işlevsel.

Şimdi biraz geriye gidip büyük resme bakalım. Shannon-Weaver modeli 1940'larda çıktı. O zamanlar ne vardı? Radyo, telgraf... Tek yönlü yayın. O yüzden onların modeli de tek yönlü.

Sonra televizyon geldi, telefon yaygınlaştı. Osgood-Schramm modeli ortaya çıktı - döngüsel yapı. "Ben konuşuyorum, sen dinliyorsun, sonra sen konuşuyorsun, ben dinliyorum."

Ve Dance geldi, sarmal modeli önerdi. Bu benim en sevdiğim model çünkü çok realistik. Diyor ki: "Arkadaş, iletişim hiçbir zaman sıfırdan başlamıyor. Her yeni konuşma, önceki konuşmaların üzerine inşa ediliyor."

Bunu evlilikte çok görürüz. Eşinizle kavga ediyorsunuz, barışıyorsunuz. Ama bir sonraki tartışmada, o geçmiş kavganın izleri mutlaka var. Sarmal gibi, üst üste biniyorlar.

Ya da iş yerinde... İlk gün müdürünüzle tanıştığınızdaki izlenim, aylar sonra bile konuşmalarınızı etkiliyor. İşte bu sarmal yapı.

Peki şimdi ne durumdayız? Sosyal medya çağındayız. Instagram'da story atıyorsunuz, arkadaşlarınız emoji bırakıyor. Bu hangi modele uyuyor?

Aslında hepsinin bir karışımı. Berlo'nun kültürel faktörleri var - hangi emojileri kullandığınız kültürünüzü yansıtıyor. Osgood-Schramm'ın döngüsel yapısı var - karşılıklı etkileşim. Dance'ın sarmal yapısı var - her paylaşımınız geçmiş paylaşımlarınızın üzerine inşa ediliyor.

Bunları bilmek niye önemli? Çünkü daha iyi iletişim kurmanızı sağlıyor.

Mesela bir sunum hazırlıyorsunuz. Berlo'yu hatırlayın: Dinleyicilerinizin bilgi seviyesi nedir? Kültürel arka planları nasıl? Buna göre mesajınızı kodlayın.

Bir tartışmaya giriyorsanız, Dance'ı hatırlayın: Bu konuşma boşlukta olmuyor, geçmişiniz var. O geçmişi göz önünde bulundurun.

Sosyal medyada bir şey paylaşıyorsanız, Osgood-Schramm'ı hatırlayın: Bu bir döngü, tepkiler gelecek, hazırlıklı olun.

İşte arkadaşlar, iletişim modelleri dediğimiz şey bu. Kompleks teoriler gibi görünüyor ama aslında her gün yaşadığımız şeyler. Teknoloji değişiyor, platformlar değişiyor ama temel prensipler aynı kalıyor.

Unutmayın: İletişim sadece teknik bir mesele değil, sosyal bir olgu. Karşınızdaki insanı, bağlamı, geçmişi hesaba katmadan etkili iletişim kuramayız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETKİLİ KONUŞMA VE DİKSİYON

Konuşma Becerisini (fiziksel bir engel yoksa) nasıl geliştirebiliriz?    Aşağıda temel olarak rastlanılan sıkıntıları ana başlıklar altında topladım.Yıllardır çalışmalarım sonucunda elde ettiğim tecrübe ile kullandığım teknikler sayesinde bu tip sıkıntılarınız varsa çözüm sizin için artık çok kolay.                 Konuşma heyecanını kontrol altına alabilme         Toplum karşısında, mikrofon veya kamera karşısında konuşurken yüzleştiğimiz en büyük engel korku ve heyecandır. Tüm başarılı konuşmacılar toplum önüne çıktıklarında mutlaka heyecanlanmışlardır. İstisnasız her insan korku ve endişeyi yenebilir. Bu, doğru teknik uygulanırsa sanıldığı kadar zor değildir. Tekniğin belki tek eleştirilebilecek yanı ilerleyen dönemlerde kişinin kendine aşırı güven duymasından kaynaklanan hata yapabilme olasılığıdır.   1-   Diksiyon-Konuşmada akıcılığı sağlama ...

KONUŞURKEN SIKLIKLA YANLIŞ KULLANILAN BAZI SÖZCÜKLER

              Günlük hayatımızda kullandığımız pek çok sözcüğü farkında olmadan yanlış kullanıyoruz. Elbette her bir kişinin kullandığı yanlış sözcük adedi değişiktir.Ancak sizlere en fazla yanlış kullanılan sözcükleri derleyerek doğru kullanımları ile birlikte vermek istedim. Bundan sonra en azından bu kelimelerin bazılarını yanlış kullanıyorsanız düzeltme şansına sahip olacaksınız.               Yanlışlar kırmızı doğrular siyah ile belirtilmiştir Harflerin yanındaki iki nokta fonetik yazılım olup kendinden önceki harfi uzatarak okunması anlamına gelir.Daha doğru konuşmak dilimize daha fazla önem vermek ve sahip çıkmak demektir.              KONUŞURKEN SIKLIKLA YANLIŞ KULLANILAN BAZI SÖZCÜKLER                  ...

Yabancı Sözcüklerin Kullanmadığımız Karşılıkları

Konuşurken sıklıkla kullandığımız bazı yabancı sözcüklere Türk Dil Kurumunun önerdiği karşılıkları sizler için derledim. A Abaküs   (Fr.abacus-matematik) Sayı boncuğu   Abone     (Fr.abonne) Sürdürümcü   Abonman (Fr.abonnement) Sürdürüm   Absürt     (Fr.absurde) Saçma   Ace           (İng.ace-tenis) Servis sayısı   Adaptasyon (Fr.adaptation) Uyarlama   Afiş          (Fr.affiche) Ası   Aforizma (Fr.aphorisme) Özdeyiş   Agresif (Fr.agresif) Saldırgan   Ajanda (Fr.agenda) Andaç   Ajitasyon (Fr.agitation) kışkırtma ...