Ana içeriğe atla

 



Merhaba arkadaşlar, ben Hakan Tuzcu. Bugün sizlerle çok özel bir yolculuğa çıkacağız. İletişim dünyasının en temel taşlarından birine, Shannon-Weaver Modeli'ne dalacağız.

Şimdi şöyle düşünün arkadaşlar... Beni şu anda dinliyorsunuz. Peki ben kafamdaki düşünceleri nasıl sizin kafanıza naklediyorum? Büyü mü bu? Yoksa arkasında bilimsel bir süreç mi var?

İşte bu sorunun peşine, 1940'lı yıllarda iki adam düştü: Claude Shannon ve Warren Weaver. Ama dikkat edin, bu adamlar sizinle benim gibi sohbet etmek için bu işe girmediler. Onların derdi çok daha pratikti - telefon hatlarındaki o sinir bozucu parazitleri çözmek!

Shannon'ın Eureka Anı

Shannon, Bell Laboratuvarları'nda çalışıyor. Her gün karşısına aynı problem çıkıyor: "Ya bu telefon hatları neden böyle bozuyor? New York'tan Kaliforniya'ya temiz bir ses nasıl gönderebilirim?"

Adam matematik dehası ya, oturup düşündü düşündü... Ve birden "Eureka!" dedi. "İletişim aslında bir şifreleme işi! Mesajı kodluyorsun, gönderiyorsun, karşı taraf da çözüyor!"

Basit ama deha! İşte böyle doğdu bizim modelimiz.

Günlük Hayattan Bir Örnek

Gelin bunu WhatsApp üzerinden açıklayalım. Sabah kalkıyorsunuz, arkadaşınıza "Kahve içelim mi?" yazıyorsunuz.

Bakın neler oluyor burada:

Önce siz varsınız - mesajın kaynağı. Kafanızda "kahve içmek istiyorum" düşüncesi var. Sonra parmaklarınız devreye giriyor - bunlar kodlayıcınız. Düşüncenizi harflere çeviriyorlar.

Mesaj WhatsApp'tan geçiyor, internet altyapısından, telefon kulelerinden... İşte bu da kanalımız.

Ama dur bakalım! Mesaj giderken neler olabilir? İnternet yavaşlayabilir, telefon donabilir, arkadaşınız o sırada toplantıda olabilir ve dikkatini veremeyebilir. İşte bunların hepsine Shannon "gürültü" diyor.

Sonunda mesaj arkadaşınızın telefonuna geliyor - kod çözücü. O da okuyor, anlıyor - alıcı. Ve size "Tabii, saat kaçta?" diye cevap veriyor - geri bildirim!

Gürültü Meselesi

Arkadaşlar, bu gürültü kavramı gerçekten çok akıllıca. Shannon sadece "cızz cızz" sesini kastetmiyor. Her türlü engelleyici faktörü gürültü olarak görüyor.

Mesela geçen hafta öğrencilerden birine "Sunum Cuma günü" dedim. Çocuk "Çarşamba mı hoca?" diye sordu. Ne oldu burada? Belki ben açık konuşmadım, belki o başka şeyler düşünüyordu, belki sınıfta gürültü vardı. Hepsi gürültü işte!

Ya da evde klasik sahne: "Buzdolabından o şeyi getir!" "Hangi şey anne?" İşte anlamsal gürültü bu! Anne kafasında net biliyor ama bana aktarırken belirsiz kalıyor.

Modelin Süper Gücü

Bu model tam bir devrim yaratmış arkadaşlar. Çünkü ilk kez iletişimi bilimsel olarak parçalara ayırmış. Her parçayı ayrı ayrı inceleyebilme şansı vermiş.

Bugün Zoom toplantısında ses gelmiyor? Kanal sorunu. Patronunuz bir şey anlattı, anlamadınız? Ya anlamsal gürültü var, ya da o konuda bilginiz eksik.

Bu sistem sayesinde problemin nereden kaynaklandığını bulup çözüm üretebiliyoruz.

Ama Tabii Ki Mükemmel Değil

Şimdi eleştiri zamanı! Bu model güzel hoş ama bir sorunu var: İnsanları robot gibi görüyor!

Yani diyor ki: "Mesaj A noktasından B noktasına gidiyor, bitti!" Ama gerçek hayat öyle mi arkadaşlar?

Geçen arkadaşımla konuşuyoruz. O anlatıyor, ben dinliyorum. Ama sadece dinlemiyorum ki! Yüz ifadesini okuyorum, jest ve mimiklerini değerlendiriyorum, geçmişteki deneyimlerimizi hatırlıyorum, ona göre tepki veriyorum. Bu tek yönlü bir süreç mi? Hiç de değil!

Hangi Durumlarda İşe Yarıyor?

Model bazı durumlar için hâlâ geçerli. Mesela radyo dinlerken. Spiker konuşuyor, siz dinliyorsunuz. O anda geri bildirim yok. Ya da kitap okurken - yazar düşüncesini yazmış, siz okuyorsunuz.

Ama Instagram'da durum bambaşka. Fotoğraf atıyorsunuz, arkadaşlar yorum yapıyor, siz cevaplıyorsunuz, onlar tekrar yorumluyor... Sürekli dönen bir çark bu!

Neden Hâlâ Önemli?

Peki neden hâlâ bu modeli öğreniyoruz? Çünkü bu, iletişim biliminin alfabesi!

Matematik öğrenmeye nasıl toplamadan başlıyorsak, iletişimi anlamak için de bu temellerden başlamamız gerekiyor.

WhatsApp'ta mesaj atarken, Zoom toplantısı yaparken, hatta şu anda beni dinlerken bile bu modelin prensipleri çalışıyor. Tabii çok daha gelişmiş versiyonları ama temeli bu.

Son Söz

Arkadaşlar, Shannon ve Weaver 80 yıl önce telefon parazitlerini çözmek için yola çıktılar. Ama farkında olmadan iletişim biliminin kapısını ardına kadar açtılar.

Onların bu sade ama etkili modeli, bugün bildiğimiz onlarca karmaşık iletişim teorisinin temelini oluşturdu.

Gelecek bölümde bu modelin sınırlarını aşan, iletişimi çok daha dinamik gören yaklaşımlara bakacağız. Çünkü hikaye daha yeni başlıyor!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ETKİLİ KONUŞMA VE DİKSİYON

Konuşma Becerisini (fiziksel bir engel yoksa) nasıl geliştirebiliriz?    Aşağıda temel olarak rastlanılan sıkıntıları ana başlıklar altında topladım.Yıllardır çalışmalarım sonucunda elde ettiğim tecrübe ile kullandığım teknikler sayesinde bu tip sıkıntılarınız varsa çözüm sizin için artık çok kolay.                 Konuşma heyecanını kontrol altına alabilme         Toplum karşısında, mikrofon veya kamera karşısında konuşurken yüzleştiğimiz en büyük engel korku ve heyecandır. Tüm başarılı konuşmacılar toplum önüne çıktıklarında mutlaka heyecanlanmışlardır. İstisnasız her insan korku ve endişeyi yenebilir. Bu, doğru teknik uygulanırsa sanıldığı kadar zor değildir. Tekniğin belki tek eleştirilebilecek yanı ilerleyen dönemlerde kişinin kendine aşırı güven duymasından kaynaklanan hata yapabilme olasılığıdır.   1-   Diksiyon-Konuşmada akıcılığı sağlama ...

KONUŞURKEN SIKLIKLA YANLIŞ KULLANILAN BAZI SÖZCÜKLER

              Günlük hayatımızda kullandığımız pek çok sözcüğü farkında olmadan yanlış kullanıyoruz. Elbette her bir kişinin kullandığı yanlış sözcük adedi değişiktir.Ancak sizlere en fazla yanlış kullanılan sözcükleri derleyerek doğru kullanımları ile birlikte vermek istedim. Bundan sonra en azından bu kelimelerin bazılarını yanlış kullanıyorsanız düzeltme şansına sahip olacaksınız.               Yanlışlar kırmızı doğrular siyah ile belirtilmiştir Harflerin yanındaki iki nokta fonetik yazılım olup kendinden önceki harfi uzatarak okunması anlamına gelir.Daha doğru konuşmak dilimize daha fazla önem vermek ve sahip çıkmak demektir.              KONUŞURKEN SIKLIKLA YANLIŞ KULLANILAN BAZI SÖZCÜKLER                  ...

Yabancı Sözcüklerin Kullanmadığımız Karşılıkları

Konuşurken sıklıkla kullandığımız bazı yabancı sözcüklere Türk Dil Kurumunun önerdiği karşılıkları sizler için derledim. A Abaküs   (Fr.abacus-matematik) Sayı boncuğu   Abone     (Fr.abonne) Sürdürümcü   Abonman (Fr.abonnement) Sürdürüm   Absürt     (Fr.absurde) Saçma   Ace           (İng.ace-tenis) Servis sayısı   Adaptasyon (Fr.adaptation) Uyarlama   Afiş          (Fr.affiche) Ası   Aforizma (Fr.aphorisme) Özdeyiş   Agresif (Fr.agresif) Saldırgan   Ajanda (Fr.agenda) Andaç   Ajitasyon (Fr.agitation) kışkırtma ...